X
Menu
Taybet Eroğlu

4 Ağustos katılımcısı ben. Yollara, yolculuklara, yeni dostluklara, birbirinden farklı insanlara doymayan entrika dolu otobüs sen! Aşti’de elinde valizle heyecanlı heyecanlı yağmur altında bekleyen ben ve senin gölgende başlayan ilk tanışmalarım. Kapılarını açıp koltuğunda yer verip, daha ilk sohbetlerimizde bizi bağrına basarken kayboldu sana dair bütün korkularım, kaygılarım. Sonra, çok sonra merak ettim; aynı koltukta benim gibi kaç serüvenci her sabah gözünü sende açtı da neredeyiz diye sayıkladı, belirlenen rotaya geldik mi acaba diye mırıldandı. Sana yetişebilmek için kaçı benim gibi Paris sokaklarını hunharca koşup ayak topuğuna eziyet etti. Ya da seni Venedik tren garında bırakıp kanallar boyu gezerek içten iyi ki geldik iyi ki buradayız dedirtti. Kim bilir belki hepimiz aynı şeyleri yaşadık. Gece gördüğümüz garip rüyaları bile başımızı yasladığımız koltuklarınla paylaştık. Hayra yorduk hepsini de öyle indik, ülkelere öyle ayak bastık. Sofya’da bağrına basıp teslim ederken bizi evlerimize en az senin kadar hüzünlüydük geride bıraktıklarımızlara.
interbus! Seni anlatabilmek seni
seni bilmeyene; görmeyene, yaşamayana
bağrında uyumayıp sıcak suyundan nasibini alamamış olana,
zor seni anlatmak lazım gelir seni yaşamak,
bana da düşen seni eşe dosta paylaşmak
tüm interbusçılara sevgiler…

O Avrupa’ya bu Interbus’la gitmeyeceksen
Ve o muhteşem Türkiye dönüşünü Interbus’la yapmayacaksan
Kendini hiç yaşamamış bil!
Çünkü
Otobüsün kendisi ayrı bir kıta,
Orası senin kıtan, kendini keşfedeceğin dünyan
Demedi deme!

 

TÜM KATILIMCI YORUMLARI

Share
Şanlıurfa Web Tasarım