X
Menu

Gecenin 4’ü olmuş.. Kafamı bir o yana bir bu yana çeviriyorum, kimseler yok etrafımda. Sanıyorum ki bitti. Sandalyede uyuyorum.. Koca yatağa uzanmak rahatça, zor geldi.. Sabah sucuklu yumurta yedim, sevmedim. Tutmadı dostlarla yediğim konservelerin yerini.. Alışamadım eski hayatıma, yıllarca yaşadığım hayat yabancı geldi, birazdan mola verecek otobüs, tuvalet sırası olacak, sabah yeniden bir şehre uyanacağız gibi.. Hayatın en acı yanı, elinle zamansız tutabildiğin bir şey olmaması.. Tutamadık, sanki beni kimselerin yaşamadığı bir köye zifiri karanlıkta bırakmışlar gibi.. Ağlasam ne, haykırsam ne? Uçurumda paraşütsüz atlıyor gibi ruh halim.. Ben ki hiç bir şeyi takmayan, bağlanmayan bir çocuktum, ne zamandan beri birkaç 24 saat bağlar olmuş beni insanlara.. Çok özledim..Tek İngilizcesi “Shall we meet” ve “I m from Turkey” olan adamlarla çapkınlık yapmayı, İbrahim’in danslarını, arkadaki eğlenceli grubun namelerini, laz şoförlerin esprilerini, başkasının macununu kullanmayı, dolaptan “bu kimin” diye sorup “neyse ya ye gitsin” demeyi, hoşlanıp da toplasan 5 dk. bile konuşamadığım kişiye, milletin “hadi git, git!” diye kaş göz yapmasını, kollarıma dövme, ayaklarıma ıslak mendillerle aksesuar yapmayı ve daha bir sürü şeyi.. Evet bitti.. Çocukçaydı bu yazı.. Belki saçma gelecek okuyan olursa, ama ben gecenin 4ünde uykum kaçtığında, saçma sapan etrafa bakarken anladım ki.. hayatımın en güzel dönemlerinden birini geçirmişim.. Kimseden kopmamak, yeni organizasyonlarla arayı açmamak dileğiyle, başta Caner Durukan olmak üzere, AVSAT ekibine ve bütün dostlara teşekkür ediyorum.. Bu güzel anları yaşattıkları, kalplerımize dokundukları için.. Sevgilerimle..

 

TÜM KATILIMCI YORUMLARI

Share
Şanlıurfa Web Tasarım