X
Menu
Hidayet Doğantay

Yıllardır hayalini kurduğum Avrupa yolculuğunu (ki bu gezmek istediğim dünyanın küçük bir parçası) “Interbus” sayesinde gerçekleştirmiş bulunmaktayım. Önceleri acaba otobüste uyuyabilecek miyim (kulak tıkacımı 2. gün takmadan uyumayı başardım) veya rahat olacak mı (bel ve boyun yastığım çok işe yaradı), varislerim var ayaklarım şişecek (bi numara büyük ayakkabı aldım ayrıca otobüste ayaklarımı yükseğe kaldırıp şişliklerden kurtuldum) zaman nasıl geçecek (bir otobüs dolusu muhteşem insanla tanıştım ve zaman süper geçti. Yanımda götürdüğüm kitabın yüzüne bakma fırsatım bile olmadı) gibi endişelerim vardı tabi bide zaman kısa çok fazla ülke gezecez bu nasıl olacak? Şöyle ki CANER bizi şehrin merkezine bırakıyor ve kısada olsa şehir hakkında bilgi veriyordu (gerçek şu ki böyle genç, kafa dengi ve bi okadar da sabırlı bir organizatöre hayran kalmamak mümkün değil), bazende beraber gezebiliyorduk. Hemen hemen gittiğimiz bütün şehirlerde “City Sightseeing” otobüsleri sayesinde şehrin bütün önemli yerlerini gezebildim. Hatta Paris’te bisikletle gezdim bütün şehri. İngilizce bilmem çok işime yaradı böylelikle sürekli grupla gezmek zorunda kalmadım. Bir de şehirlere ait küçük haritalarla hiç kaybolmadan gezebildik (yalan söylüyorum aslında 2 defa kayboldum, bu daha da eğlenceliydi.10-15 dk geç kaldım otobüse ama bütün şirinliğimle Caner’e kayboldum deyince kızmadı:)))) Bizim şansızlığımız Amsterdam’a giderken yolda kaza vardı ve doğal olarak saatlerce orda mahsur kaldık (ama hiç önemli değil.çünkü otobüsü ben ve ekürilerim Ali Rıza Şenoğlu ve Süleyman Kumaş tam bir cluba çevirmiştik. Dans forever:)). tabi bide Fikret Ataşalan arada sazıyla bizi şenlendiriyo veya hüzünlendiriyordu. Aynı ağızdan bir sürü arkadasınla şarkılar söylemenin zevki bir başka. Katılacak arkadaşlarıma tavsiyem molalarda veya gezmek için verilen zamana mutlaka riayet etsinler aksi takdirde programı aksatıp bazı şehirleri sadece gece görmek zorunda kalacaklar (malesef bizim başımıza geldi. Floransa, Amsterdam ve Belgrad’ı gece gezdik ama bunda Almanya’daki trafik kazasının da çok büyük payı var) Otobüste yaşamaya öyle bi alıştık ki konaklama yaptığımız otellere gece geç saatte geldik oda işte duş alalım diye. Otobüste zaman inanılmaz derecede eğlenceli geçiyordu. Ama ben gittiğimiz şehirlerden ayrılırken hep Caner’e “ne olursun beni burda bırak, ben burayı çok sevdim” diyerek yüzsüzlük yaptım. Gerçekten gittiğimiz yerler de çok güzeldi. Aslında o kadar çok muhteşem anılarım oldu ki (Özellikle arkada oturan grupla. Gerçi Perihan Fidan hep dağınık eşyalarımı topladı tabi istediğim her şey için ilk yardım Kenan Özge Arslan. Sürekli muhabbet Pikaçu yani Ertuğrul Düzce, Abdullah Karayakalı bi de Erol Düzce. İtiraf ediyorum Hakan’a yapmadığımı bırakmadım) Tanıştığım Arkadaşlarımın hepsini gerçekten çok özledim. Aynı grupla tekrar bir yerlere gitme şansım olsun çok isterim. Hepsi tek tek değerli. Ya işte “Interbus”ın böyle bi ayrıcalığı var. Hem geziyorsun (yeni yerler keşfediyorsun) hem çok muhteşem insanlarla tanışıyorsun ve tanıştığın insanlarla gezerken inanılmaz eğleniyorsun. Avsat’ı henüz bilmeyen arkadaşlara “Have you met Caner Durukan?” diyorum. 24 haziran grubundaki herkese tek tek teşekkürler. I love you:))))

 

TÜM KATILIMCI YORUMLARI

Share
Şanlıurfa Web Tasarım