X
Menu
Bahar Beşer

Bundan sonra bir insanın başına gelebilecek en güzel şey nedir diye sorsalar Caner Durukan ile tanışmaktı diyebilirim. Birbirini hiç tanımayan bir sürü kişiyi topluyor, tek seferde bir çok ülke gezdiriyor ve bunu neşe içinde, hepimizi kendi içimizde idare ederek, her sorduğumuz soruya sabırla cevap vererek anlayışla yapıyor. Interbus her ne kadar bize farklı bir bakış açısı kazandırmış olsa da aslında şehirleri gezerken saate bakmadan o şehirde gezip kaybolmayı, sonradan dönüş zamanını hatırlayıp yeni bir yere zamanında yetişebilmenin ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Selanik’te tanışma oyunuyla güldürdü, Üsküp’te lezzetli köfteleriyle doyurdu, Budapeşte aklımda olan bir şehir değilken bana Budapeşte’yi sevdirdi. Viyana’da kızların gördüğü bir belediye otobüsü şoförünün tatlılığıyla şehri bitirdi, bizi piyangodan Bratislava’ya götürdüüüüü!!! Prag’da hüzünlendirdi, Amsterdam’da eğlendirdi,
Belçika’da çikolatadan şekerimizi yükseltti. İsviçre sınırında buraya da gelmeliyiz dedirtti, Paris de çok büyükmüş burası yorulduk ama diye söylendirdi, Floransa da sanatın ihtişamına şaşırttı, Roma’da sıcaklar bizi bunalttı, Vatikan’a o sıcakta yürürken acıktırdı, Pisa’da kuleyi düzeltti, Venedik’te güzel pizzalarla doyurdu, Lübyana’da bize Bled gölü kıyısında oturma eylemimize kızamadı (çünkü onu bir dogum günü sürprizi bekliyordu) Zagreb’de euro geçmediği için kredi kartlarının varlığına şükrettirdi, Belgrad’da herkes çok yorulmuş bir vaziyette otobüste uyuyor olduğu halde gezeceğiz diye diretti. Sofya’da yolun sonuna geldik artık dedi ve bir Interbus daha bitti.
Zaman mı, zaman çok önemli. Ben, bizim için bu kadar emek veren arkadaşımıza hediye-hatırası niteliğinde kendimce yazmaya karar verdim. Ama üzülmeyin Avrupa sizi de bekliyor sadece geç kalmayın yerinizi ayarlayın 🙂

 

TÜM KATILIMCI YORUMLARI

Share
Şanlıurfa Web Tasarım