X
Menu
Ayşe Doğrubak

Öncelikle herkese merhaba! Ben Ekim gezisi şanslı katılımcılarından biri olarak, gezinin mükemmelliği müthişliği (ki öyleydi) bir yana geziye ne durumda katılıp, geri döndüğümde nasıl hissettiğimden bahsetmek istiyorum. Geziden yaklaşık bir ay önce kaza geçirmiştim-çok bahsetmedim öncesinde- ve bir süre yatak yorgan yatmıştım. Yürümemde ve hatta oturmamda çok sıkıntılarım vardı. Tabi dışarı çıkamadığım dan tam bir ruhsal fiyaskoydum -hatta geziye de önce aman giderim gezerim kimseyle de konuşmam peh! ayaklarında katılmıştım(salağa bak)-. Biraz iyileşir gibi olduğum zamanda risk alıp bu geziye katıldım. Neden mi risk? Çünkü korkularım vardı. O kadar yol, otobüs yolculuğu, teptep yolları Avrupa.. -nitekim oturabilmeye yeni başlamıştım 🙂 Neyse geziye katıldım bir şekilde. Sen misin kimseyle konuşmam diyen, o otobüsteki atmosferi anlatmam mümkün değil. Tam bir paylaşım ortamı. Son kalan üçgen peyniri mi paylaşmadık -tabi ki İskender’in kaşığıyla-, pet şişenin dibinde kalan iki santimlik suyumu. Otobüsün önünde frapaçino -sanırım böyle yazılmıyor- mu yapmadık, saatlerce 45likler açıp mı oynamadık, İbrahim amcadan zeytinyağlı fasulye tarifimi almadım. Bol sohbet bol eğlence. Kazanın etkilerine gelince; yok oldular. tek kelimeyle ağrım sızım kalmadı. Yol desen 1,5 saatlik yüksek tren yolculuğunda hafakanlar basan ben, aa geldik mi Monako’ ya falan der oldum. Hı bide hemen hemen tüm Avrupa’yı gezdim- küçük bir ayrıntı 🙂 Hemde bol eğlencelisinden, en ucuzundan, bir hayalimi en harikasından gerçekleştirmiş oldum 🙂 Eve döndüğümde hem hüzünlüydüm -bitti diye- hem de çok enerjiktim. Değişiktim bi. Mutluluğun böyle etkileri olabiliyormuş diyorum 🙂 hatta kazadan önceki Ayşe’den iyiydim, bir özgüven geldi ki Allah Allah.!. Bu aralar da moralim bozuk olduğu zaman fotoğraflara falan bakıp mutlu oluyorum 🙂 Beni mutlu eden, iyi eden, dostluğunu paylaşan bir otobüs dolusu arkadaşa teşekkür ediyorum! hı bide Caner, emeklerin için çok ama çok teşekkürler 🙂

 

TÜM KATILIMCI YORUMLARI

Share
Şanlıurfa Web Tasarım