X
Menu

Paris Şehir Rehberi

Seine Nehri’nin ortasında bir havzaya kurulmuş olan Paris yaklaşık 12 milyon nüfusa sahip koca bir metropoldür. Eski bir Galya halkı olan Parisii’lerin yaşadığı bölge olarak anılan kent 4000 yıllık bir geçmişe sahiptir. İlk ve ortaçağda Roma İmparatorluğu’nun sınırları dahilinde kalan kent Atilla orduları tarafından fethedilmiştir. Azize Geneviève kenti yıkmama konusunda Atilla’yı ikna etmiş ve kentin kurtarıcısı olmuştur. 14 Temmuz 1789’da Kral 16. Louis’i devirerek cumhuriyeti kuran halk Bastille hapishanesini basmış ve Fransız Devrimi’ni gerçekleştirerek yeni bir çağ başlatmıştır. 1. Dünya Savaşı’nda Marne Muharebesinde Fransızlar İngilizlerle birlikte ülkelerini kurtarsalar da Almaya 2. Dünya Savaşı’nda rövanşı almış ve Fransa’nın büyük bir kısmını işgal etmiştir. 4 sene Alman toprağı olarak kalan Paris, 1944 yılında Charles de Gaulle’nin Paris’e girmesiyle kurtulur ve şuanki zafer takının olduğu bölgeye de onun adı verilir.

Paris’e gelmişken görülmesi gereken ilk yer şüphesiz ki La tour Eiffel (Eyfel Kulesi)’dir. Devrimin 100. yılı için planlanan kule 1889 yılında açılmıştır. 3000 işçinin 2.5 milyon cıvata sıkarak oluşturduğu bu kule her 7 yılda bir boyanmaktadır. Bu iş için 60 ton boya kullanılmaktadır. Zamanın bazı sanatçıları onu devasa bir sokak lambasına benzetirken, bazılarıysa onun bir fabrika bacası gibi Paris’in görsel yapısını zedeleyeceğini öne sürmüşler. Şimdilerde Dünya’nın en güzel mimari yapılarından biri olarak görülen kule, 20 yıl süreyle kalması beklenirken yapılış amacının yanı sıra Atlantik ötesi haberleşmeyi sağlayan yüksekliği nedeniyle yıkılmamış. Fransız ihtilalinin 100. yıl kutlamaları sebebiyle fuarın giriş kapısı olarak kullanılmış o zamanlar. 

Paris’in en ünlü caddelerinden biri olan Champs-Élysées (Şanzelize Caddesi) görmeniz gereken yerler arasında. Bugün metrekaresi 10 bin euro değerinde olduğu söylenen cadde dünyanın en ünlü caddelerinden biri konumundadır. Concorde Meydanı ve Art de Triomphe (Zafer Takı) arasında 1950 metre olan bu caddede sinemalar, tiyatrolar , lüks butikler, araba galerileri, ünlü cafeler ve restorantlar bulunmakta.

Şanzelize’nin başlangıç noktası olan Concorde Meydanı, Louvre Müzesi’nin bitiminde yer almaktadır. Meydanda Mısır Hıdivi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın gönderdiği bir Obelisk bulunur.

Concorde Meydanı’nı geçtikten sonra park ve bahçelerin sonunda görülen Dünya’nın en çok ziyaret edilen ve bilinen müzeleri arasında olan Louvre Müzesi karşınıza çıkar. Eski bir saray olan Louvre, devrim anısına müzeye çevrilerek 1793 yılında Fransa’nın ilk müzesi olarak açılmış ve 7 bölümden oluşmaktadır. Müzenin Mısır Sanatları, Yunan Sanatları, desen, resim, heykel, sanat eserleri ve Doğu Sanatları bölümlerinde çok önemli eserler bulunmakta. Bunlardan birisi de Leonardo Da Vinci’nin ünlü Mona Lisa’sıdır.

Louvre Müzesi’nin hemen arka kapısından çıktığınızda karşınıza Pont Des Arts (Sanat Köprüsü) çıkar. Bu köprüyü gördüğünüzde şaşırmanız an meselesi. Çünkü her yerine kilit bağlamıştır insanlar. Sırlarını, aşklarını hatta arkadaşlıklarını kilitleyip anahtarı Seine Nehri’ne atmışlardır. Ayrıca gençlerin buluşma noktalarından birisidir bu köprü. Bazen de müzisyenler gün batımına karşı ufak konserler veriyor olabilirler.

Köprüden karşıya baktığınızda nehrin kıyısında ‘Île de la Cité’ adında bir ada üzerinde olan Notre Dame Katedrali’ni göreceksiniz. Meryem Ana’ya ithafen yapılmış Dünyaca ünlü bir katedraldir. Fransız sokak uzaklıkları buraya göre belirlenmiştir, burası 0 noktası olarak kabul edilir. Paris’in en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan bu katedral gotik mimarinin baş yapıtlarındandır ve hala Roma Katolik Katedrali olarak kullanılır ayrıca Paris Başpiskoposluğu’na ev sahipliği yapar. İlk baktığınızda diğer gördüğünüz katedrallerden ne kadar farklı olduğunu, yapımının neden 170 yıl sürdüğünü anlayabilirsiniz.

Montmartre, Paris’in en yüksek noktası, önemli bir Hristiyan yerleşimi, burada bulunan Sacré-Cœur Bazilikası, Notre Dam Katedrali’nden sonra en çok ziyaret edilen yerler arasında. Burayı gezebilir ve Paris’in manzarasını doyasıya izleyebilirsiniz. Eyfel kadar olmasa da Paris’in çoğu kısmı görünüyor buradan. Sacre Coeur’un arka tarafına doğru şirin ve dar yollardan yürüdükten sonra aşağıdaki meydana çıkıyorsunuz ve orada bir çok ressamın ve karikatüristin bir şeyler yaptığını ve sattığını görüyorsunuz. Çevresinde de bir sürü keyifli cafe ve restoran bulunuyor. Gerçekten hoş ve keyifli bir ortam ve güzel havalarda çok daha uzun saatler kalınabilecek yerler buralar.

Hazır buradayken, Sacre Coeur’e yürüme mesafesi uzaklığında ve Fransız kültüründe sembolleşmiş bir yere sahip olan Moulin Rouge (Kırmızı Değirmen) Kabaresi’ni de görebilir ve önünde fotoğraf çektirebilirsiniz. Dünyaca ünlü bu kabare, elit erotik şovları, yetişkinlere yönelik orijinal eğlence programlarını ve ünlü kan-kan dansını görmek için yıl boyunca gelen pek çok turisti ağırlar.

Fransızlar kahvaltıya diğer öğünlerden daha fazla önem verirler. Türkçesini ayçöreği diye bildiğimiz Kruvasan yine bir Fransız icadı olan milföy hamurundan yapılan bir atıştırmalıktır. Fransızların kahvaltılarda tükettiği eclair yani ekler genelde kahveyle birlikte tüketilmektedir. Kahvaltının olmazsa olmazı ekmek Fransa’da baget halinde bulunur ki bu da sandviç yapmayı kolaylaştırmak adınadır. Eyfel Kulesi’nin dibinde büyük restoranlar bulunmasa da Sacre Coeur civarında bagetten çok nefis sandviçler yapan küçük dükkanlar bulabilirsiniz. Paris’e gelmişken yöresel şaraplardan tatmak mümkündür. Bordeux şaraplarının bir şişesi ortalama 10-15€ civarındadır.

Paris Gezi Rehberi ve çok daha fazlası için Interbus !

Paris’te Gezilecek Yerler

GENEL BİLGİLER
  • Ülke: Fransa
  • Para Birimi: Euro
  • Dil: Fransızca
  • Nüfus: 11,867,000 (2006)
  • Telefon Kodu: +33 (Fransa), 1 (Paris)
  • Türk Büyükelçiliği: +33 1 53 92 71 11
  • Interbus İletişim: 0090 541 387 8526
Şanlıurfa Web Tasarım